TAHİYYETU'L MESCİD NAMAZI
     
    

 

Ebû Katâde birgün Mescid-i Nebevî'ye geldi. Rasûl-i Ekrem Efendimiz'in ashâb-ı kirâm arasında oturduğunu görünce, o da gelip yanlarına oturdu. Bunun üzerine Allâh Resûlü Ebû Katâde'ye dönerek:

“– Oturmadan önce iki rekât namaz kılmana ne mâni oldu? ” diye sordu. Ebû Katâde de:

– Yâ Resûlallâh! Senin ve cemâatin oturduğunu gördüm, (bu sebeple kılmadım), dedi. Bunun üzerine Nebiyy-i Muhterem -sallallâhu aleyhi ve sellem-:

“– Biriniz mescide girdiğinde, iki rekât namaz kılmadan oturmasın.” buyurdu. (Müslim, Müsâfirîn, 70)

Bunun gibi tahiyyetü'l-mescid namazını tavsiye eden başka hadis-i şerîfler de mevcuttur. Tahiyyetü'l-mescid, mescidi yani câmiyi selâmlamak demektir. Câmiler Allâh'ın evleridir. Bir eve giren kimsenin, önce ev sâhibini selâmlaması kadar tabiî bir şey olamaz. Câmiye giren kimse, tahiyyetü'l-mescid namazı kılmak sûretiyle bir nevî Allâh Teâlâ'yı selâmlamış, ona bağlılığını, saygısını ve kulluğunu arzetmiş olur. Ancak bu namaz kerahat vakitlerinde kılınmaz.
 
                                                          
                                             Anasayfa   |   Örnek Şahisyet   |   Kullukta   |   Ahlâkta   |   Âdâbda   |   Tebliğde   |   Terbiyede   |   Muâmelede


                                                                  Bu site "Üsve-i Hasene" İsimli Kitaptan Derlenmiştir.                         
                                       [   ©  Her Hakkı Mahfuzdur   ]