TERAVİH NAMAZI
     
    

 

Ramazan gecelerinde terâvih namazı kılmak, Peygamberimiz'in sünnetidir. O; “Yüce Allâh Ramazan'da orucu farz kıldı, ben de (terâvih) namazını sünnet kıldım.” buyurmuştur. (İbn-i Mâce, Salât, 173) Ramazan'dan en güzel şekilde istifâde edebilmek için; orucun tutulması yanında gecelerinin de ihyâ edilmesi, dilin her türlü mâlâyâniden korunması ve îtikâfa girilmesi gerekmektedir. Ramazan gecelerinin ihyâsı, mağfiret sebebidir. Resûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:

“Kim, inanarak ve sevâbını Allâh'tan umarak Ramazan gecelerini ihyâ ederse, geçmiş günâhları affolunur.” (Buhârî, Terâvih, 46)

Hz. Âişe -radıyallâhu anhâ-'nın haber verdiğine göre, Resûl-i Kibriyâ Efendimiz Ramazan ayında, ibâdet husûsunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu. Ramazan'ın son on gününde ise, kendisini daha fazla ibâdete verirdi. Bu günlerde geceyi ihyâ eder, âilesini uyandırırdı. (Buhârî, Fadlu Leyleti'l-Kadir, 5)

Resûlullâh Efendimiz, Ramazan gecelerini terâvîh namazı ile değerlendirmiş, ancak cemâat hâlinde kılmamıştır. Herkesin, gücü nispetinde ibâdet etmesini daha uygun bulmuştur. Terâvih namazı, Hz. Ebûbekir zamanında da ferdî olarak kılınmış, cemâatle kılınmaya Hz. Ömer zamanında başlamıştır. Peygamber Efendimiz'in bu namazı yalnız kılmasının hikmetini beyân eden bir hâdiseyi, Âişe vâlidemiz şöyle anlatır:

“Allâh Resûlü, Ramazan ayında bir gece mescidde nâfile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona iktidâ ederek namaz kıldı. Sabah olunca ashab, «Resûlullâh geceleyin mescidde namaz kıldı.» diye konuştular. Efendimiz ertesi gece de namaz kıldı. Halk, yine bunu konuştu; katılanların sayısı da iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece insanlar yine toplandı. Öyleki mescid, onları alamayacak hâle gelmişti. Ancak Resûl-i Ekrem bu gece yanlarına çıkmadı. Sabah olunca Efendimiz:

«Yaptığınızı gördüm. Yanınıza çıkmaktan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır.» buyurdu.” (Buhârî, Terâvih, 1; Müslim, Müsâfirîn, 177)

 
                                                          
                                             Anasayfa   |   Örnek Şahisyet   |   Kullukta   |   Ahlâkta   |   Âdâbda   |   Tebliğde   |   Terbiyede   |   Muâmelede


                                                                  Bu site "Üsve-i Hasene" İsimli Kitaptan Derlenmiştir.                         
                                       [   ©  Her Hakkı Mahfuzdur   ]