TEVBE NAMAZI
     
    

 

Allâh'a karşı, bir gaflet eseri veya nefse uyarak günâh işlendiğinde onun keffâreti, büyük bir nedâmet içerisinde yine O'na teveccüh etmektir. Zîrâ bir günâh işledikten hemen sonra, o günâhın pası henüz kalpte yer etmeden Allâh'a yönelmek ve tevbe etmek, işlenen günâha keffâret olur. Cenâb-ı Hak şöyle buyurmaktadır:

“Şeytan seni bir kötülüğe sevketmek isterse, hemen Allâh'a sığın.” (Fussilet, 36) Resûlullâh Efendimiz de, “Nerede bulunursan bulun, Allâh'a karşı takvâ sâhibi ol! Bir günâh işlediğinde hemen arkasından bir iyilikte bulun! Zîrâ o, günâhı yok eder. Ve bir de insanlara karşı hüsn-i ahlâk ile muâmele et!” buyurmuştur. (Tirmizî, Birr, 55)

Bunun gibi âyet ve hadislerde, kötülük yapan bir kimsenin, hemen akabinde bir iyilik yapması, kötülüğü iyilikle defetmesi istenmektedir. Bir sabah Fahr-i Kâinât Efendimiz, müezzini Bilâl'i çağırdı ve ona:

“– Bilâl! Hangi ameli yaparak benden önce cennete girdin? Dün gece cennette, senin ayakkabılarının tıkırtısını önümde duydum.” diye sordu. Bilâl -radıyallâhu anh- de:

– Yâ Resûlallâh, ne zaman bir günâh işlesem arkasından hemen kalkıp iki rekât namaz kılarım… dedi. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem Efendimiz:

“– İşte bunun sâyesinde!” buyurdular. (İbn-i Huzeyme, II, 213)

 
                                                          
                                             Anasayfa   |   Örnek Şahisyet   |   Kullukta   |   Ahlâkta   |   Âdâbda   |   Tebliğde   |   Terbiyede   |   Muâmelede


                                                                  Bu site "Üsve-i Hasene" İsimli Kitaptan Derlenmiştir.                         
                                       [   ©  Her Hakkı Mahfuzdur   ]